• BIST 94.682
  • Altın 223,122
  • Dolar 5,6803
  • Euro 6,5153
  • Isparta 8 °C

Vefatının sene-i devriyesinde Muhsin Yazıcıoğlu'nu rahmetle yâd ediyoruz

FARUK GÜNDÜZ

80 DARBESİNDE BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜ VE MUHSİN YAZICIOĞLU

68’li yıllar gibi Türkiye’nin zihnine kazınan kanlı yıllardan biride 80’li yıllardır. 1980’de yapılan askeri darbe yakın tarihimizde kara bir leke olarak kalmıştır. Bu yıllarda kardeş kardeşi vuruyor, kimsenin gözü kimseyi görmüyordu.

1980’e giden süreçte ortamın durumunu Hakkı Öznur şöyle özetliyordu:

-O dönem ölüm kol geziyordu. Namlular kan kusuyordu. Bolşevik terör örgütleri Türkiye’yi kan gölüne çeviriyordu. Bir tarafta sağ-sol çatışması adı altında akabinde ise mezhep çatışması adı altında Türkiye 12 Eylül’e götürülüyordu.

Ülkenin içine düşürüldüğü kaos adım adım faili meçhul bir fotoğrafa dönüşdü. Neden öldüğünü neden öldürüldüğünü bilmez hale gelen binlerce genç hazırlanan kanlı senaryonun zavallı piyonları olarak ceza evlerine toplanmaya başlandı. Takvimler o gün 12 Eylül 1980’i gösteriyordu. Muhsin Yazıcıoğlu ve binlerce arkadaşı 1980’de yapılan darbenin ardından MHP ve ülkücü kuruluşlar davası sanığı olarak cezaevine konuldu. Yazıcıoğlu beşbuçuk yılı tek kişilik hücrede olmak üzere yedibuçuk yıl Mamak cezaevinde kaldı. Mamak günlerini her andığında gözleri buğu buğu oluyordu. Aklına tabutluklar, işkenceler, haksızlıklar en çok da bir neslin yok edilen dinamizmi geliyordu. Hayatının en değerli yedibuçuk yılını hiçbir suçu olamdığı halde demir parmaklıklar arkasında işke altında geçirmişti.

Mamak zindanında geçen yıllarını Muhsin Yazıcıoğlu aynı zamanda bir özeleştiri yaparak şöyle anlatıyordu:

            –Bir zamanlar okullara sığmadık, mahallelere sığmadık, şehirlere sığmadık, Türkiye'ye sığmadık. Ama arkasından iki buçuk metrekarelik hücrelere sığdık. Dışarıda birlikte yaşayamayanlar hücrede birlikte yaşamaya mecbur oldular. Dışarıda yaşamanın yolunu bulamayanlar hücrede birlikte yaşamanın kültürünü geliştirdiler. Yine Yazıcıoğlu kendi cümleleriyle şöyle dert yanıyordu:

-12 Eylül öncesinde köylere,  şehirlere, Türkiye’ye birbirini sığdırmayanlar, gençlik 2,5 metrekare hücrelere sığmak mecburiyetinde kaldı. Ülkeyi paylaşamayanlar hücreleri paylaşmak zorunda kaldı. Kavgaları paylaşamayanlar bu defa işkenceleri paylaştı. Ben Dev Genç Genel Başkanı ODTÜ'lü Mehmet Ali Yılmaz ve Dev sol yöneticileriyle 2,5 yıl aynı hücreyi paylaştım. Yeni gençliğe tavsiyem şudur. Kini, nefreti, cezaevi hücrelerini paylaşmak yerine ülkenin nimetlerini paylaşmak lazım. Onun için farklı olacağız ama bir arada yaşayacağız. Aykırı düşünüyor diye karşımızdakini yok etmeye çalışmayacağız.

Cezaevi günleri bittikten sonra ise siyasete devam etti. Kendine has sakin üslubuyla görüşlerini savundu. Aşırılıklara, taşkınlıklara ise asla prim vermedi. Ülkesinin bir zamanlar yaşadığı acıları düşünerek bunların bir daha yaşanmaması için aleyhinde cereyan eden durumlarda bile sükunetle davranmayı tercih etti. Çünkü bir zamanlar işkencelerin en ağırını o tatmıştı ve artık ülkesinin üzerine her zamankinden daha fazla titriyor ve milletine karşı siyasi bir sahsiyet olarak daha dikkatli yaklaşması gerektiğini biliyordu. Şimdi birlikte yaşamanın kültürünü geliştirenlerdendi O.  Muhsin Yazıcıoğlu; kardeşliğin, birlikteliğin ve biarada olunabileceğinin farkına daha iyi varanlardandı.

Yazıcıoğlu, 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül 28 Şubat gibi birlikteliği kesintiye uğratan darbe günlerine karşı olduğunu özellikle vurguluyordu. Temel insan haklarının ve ortak paydada kardeşçe hep beraber ve birlikte yaşayabilmenin yanında olmak zorunda olduğumuzu belirtiyordu. Anadolu insanına çok büyük hürmet ve muhabbetle bakardı. Benim Anadolu insanım da devletin kapısında adam muamelesi görsün, itibar görsün diyordu. 31Mart 2009'daki cenaze merasiminde Türkiye'nin her ikliminden yaklaşık 1 milyon Anadolu insanı bu yiğit adamı özlemini çektiği sonsuzluğa uğurlamıştı. Zaten O da "Ey sonsuzluğun sahibi sana ulaşmak istiyorum." diyordu. Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun. Vefatının üzerinden 9 koca yıl geçti. Rahmet, minnet, özlem ve dualarla anıyoruz.

FARUK GÜNDÜZ

farukgunduztarih@hotmail.com

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Kule 246
  • Eroğlu Yumurtacılık
  • KALİTE ve GÜVENİN TEK ADRESİ
  • İMAR BARIŞI HAKKINDA MERAK ETTİKLERİNİZ
  • PAPATYA PERDE
  • CURCUNA’DA EĞLENCEYE HEPİNİZİ BEKLERİZ
  • YILDIZHAN PLANLAMA ÇEVRE MÜHENDİSLİK LTD.ŞTİ.
  • Isparta’nın ilk ve tek egazetesi
  • MURAT EĞİTİM KURUMLARI
  • BADEZ KURUYEMİŞ
  • PARLAR HALI YIKAMA
  • RİSK KENTSEL DÖNÜŞÜM MERKEZİ
  • BERKAN YAPI DENETİM
  • Dilmen KİRALIK MANITOU
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Son 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0246 500 27 26