CEZAEVLERİ ÖLÜMCÜL VİRÜSE KARŞI ÇARESİZ

Mahkum Yakınları Derneği Başkanı İlker Övey, “Adli mahkum aileleri olarak, can güvenliğini, devletimize emanet ettiğimiz yakınlarımız için son derece endişeliyiz” dedi.

Övey, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“Dünya Sağlık örgütünün, pandemi ilan ettiği bugünlerde COVID-19 virüsü ülkemizi de tehdit etmektedir. Adli mahkum aileleri olarak, milletimizin bu virüsle olan mücadelesinde yanında olup, bazı hususları dile getirmek istiyoruz.

COVID-19 virüsünün en çok risk taşıdığı alanlar cezaevlerimizdir. Koğuşlar yatak sayısının çok üzerinde doludur. Masalarda, tuvalet önlerinde yatılan ve bir banyoyu onlarca kişinin kullandığı cezaevlerimizde, hijyenden ve korumamız gereken” sosyal mesafe “den bahsetmek mümkün değildir. Oysa ki; bu virüsten korunmanın en etkili yolu izole olmak ve sosyal mesafeyi korumaktır. Dolayısıyla cezaevleri bu ölümcül virüse karşı çaresizdir.

Adli mahkum aileleri olarak, can güvenliğini, devletimize emanet ettiğimiz yakınlarımız için son derece endişeliyiz. COVID-19 virüsünün cezaevlerinde yayılması hali , sağlık sistemimizi de zor duruma sokacaktır. Hastanelerimiz de yüksek bir krize sebep olacağı da bir gerçektir.

BM, Dünya Sağlık Örgütü ve birçok kurumun acil tahliye çağrısı yaptığını ve dünyanın birçok ülkesinde COVID-19 nedeniyle af ilan edildiğini görmekteyiz.

Adli Mahkum Aileleri olarak uzun zamandır Yargı Reform Paketi / Ceza İndirimi Taslağını beklemekteydik. Ancak bugün geldiğimiz noktada açıklanan düzenlemeye baktığımızda hayal kırıklığı ve endişe içerisindeyiz. İnfaz düzenlemesi Anayasamızın 2. Ve 10. Maddelerine aykırı olup ayrıca yetersizdir.

Hicbir suçu legalleştirmiyoruz. Fakat aşağıda belirtmeye çalıştığımız konuların, Ülkemiz gerçekliğinde sorun olarak yaşandığını iletmek istiyoruz.

Kamuoyunda vicdanları rahatsız eden bir Kadir Şeker ve Ceren Özdemir Örnekleri vardır. TCK içerisinde bu mağduriyetler nasıl ayırt edilecektir!

1

 

 Uyuşturucu kapsamında bir Zindaşti ile mahalle arasında içici olanlar aynı TCK Maddesinde yargılanmışlardır. Rehabilite olması gereken gençler, satıcı statüsünde TCK 188. Maddesinin hallerinden ceza almışlardır.

Tecavüz kapsamında “erken yaşta evliler” dediğimiz insanlar ve İstanbul Sözleşmesi ile “kadının beyanı esastır” mağdurları da gerçek tecavüzcüler ile aynı maddede yargılanmışlardır.

TCK’nın her maddesinde suçsuz, iftiraya uğramış, adil yargılanmamış insanlar vardır. Adalet silah olarak kullanılmıştır.

Denetimli serbestlik olarak verilen ceza indirimi mahkum ve ailelerinin üzerinde baş edilemez bir yük olacaktır. Geneli sosyal düzeyi düşük ve borç içinde olan mahkumlar, kamu kuruluşlarında çalıştıklarında, ailelerine maddi desteği sağlayamayacaklardır. Günümüz şartlarında, toplumsal barış için, verilen denetimli serbestliğin kambur olarak mahkumun sırtına yüklendiğini belirtmek isteriz.

22 ay önce Sn.Devlet Bahçeli’nin kamuoyu ile paylaştığı ve meclise sunulan tasarı ile milyonlar çare ararken, beklenti içerisine düşürülmüştür.

Sn. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, kıymetli devlet büyüklerimiz olan Sn. Devlet Bahçeli, Sn. Kemal Kılıçdaroğlu, Sn. Meral Akşener, Sn. Temel Karamollaoğlu’na 300 bin Adli Mahküm Ailesi olarak seslenmek istiyoruz.

Pandemi hali ile yaşanılan endişeler doğrultusunda, ülkemizin sağlık sistemi içinde elzem olacağını düşündüğümüz, insan yaşam hakkı doğrultusunda, TCK’nın her maddesinde 5 yıl indirim yapılması talebimizdir.

Tüm Kamuoyuna Saygılarımızı Sunuyoruz.”

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

DİĞER HABERLER